11 Mayıs 2018

Rolls-Royce’un ilk arazi aracı yeni Cullinan’ı tanıttı

Rolls-Royce’un ilk arazi aracı yeni Cullinan’ı tüm dünyada eş zamanlı online tanıttı.

Rolls-Royce üç yıl önce 4x4 için çalışmalara başladığını duyurmuştu. Dünya üzerindeki müşteriler "Rolls-Royce'dan" daha önce hiçbir SUV’da görülmemiş performansı ve lüksü bir arada sunmasını istediler. Rolls-Royce, karşılaşabilinecek tüm zorlukların üstesinden gelebilecek beceriye sahip, kullanıcısını dünyanın diğer ucuna götürebilecek Cullinan’ı tasarladı.
Cullinan, daha önce hiç görülmemiş bir Rolls-Royce. Sir Henry Royce`un "Yaptığınız her işte mükemmellik için gayret edin. Var olanın en iyisini daha iyi hale getirin. Var olmadığı zaman ise onu yaratın" dediğindeki düşüncesinin bugün hayata geçmiş halidir Cullinanr.

Rolls-Royce CEO'su Muller-Ötvös "Müşterilerimize bir SUV`de bulamadıklarını sunduğumuzu biliyoruz. Hayatlarında sınır kabul etmeyen bu yeni öncülerin cesaretleri ve macera duyguları deneyimlerini belirliyor.
Cullinan, kusursuz lüksün ve off-road kapasitesi ile harmanlandığı en saf biçimidir. Tarih bizim emsalimizi oluşturdu ve bugün Rolls-Royce harekete geçme çağrısını yanıtlıyor. Hayalperestlere, maceracılara, kaşiflere ve özgürlüğün üstünlüğüne inananlara cevabımız Rolls-RoyceCullinan'dır. Her yere zahmetsiz yolculuk, Cullinan'ın arkasındaki bir vaat değildir. Bu gerçektir" dedi.
İsmini şu anda İngiliz Kraliyet tacının üzerinde bulunan dünyanın en büyük elmasından alan Cullinan, 2018'in ve tüm zamanların muhtemelen en çok beklenen Rolls-Royce otomobiliydi. Çağdaş ve fonksiyonel tasarım, artan SUV araçlar karşısında, Cullinan'ı ikonikleştiriyor.

Rolls-Royce'un en pratik hali olan Cullinan, günümüzde mevcut olanlar arasından, çok yönlülüğü, aile odaklılığı ve eğlenceli sürüşüyle sıyrılan en lüks SUV'dir. Yepyeni alüminyum lüks mimarisi üzerine oturtulan ikinci Rolls-Royce olan Cullinan, dünyada teknolojik olarak en gelişmiş ve yalnızca amaca yönelen bir otomobildir. Gezegenin tümünde oluşabilecek her türlü tahribata karşı test edilen Cullinan, Rolls-Royce'un yol alışkanlıklarından herhangi bir taviz vermeden, "sihirli halı sürüşü" gelişimini, arazi sürüşü keyfiyle birleştiren inanılmaz yetenekli off-road aracıdır.
Meşhur sihirli halı sürüşü, daha hafif mimarisi ve en son otomatik dengeleme hava süspansiyonu sayesinde yolda ve yol üzerinde etkili bir sürüş sağlıyor. Mevcut havalı süspansiyon sisteminin kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasıyla, pervane şaftlarının güçlendirilmesi, sürücünün ön tekerleklere dahil edilmesi ve yeni 6.75 litrelik ikiz turbo V12 Rolls-Royce motorunun tam olarak yeniden işlenmesi, mümkün olan en düşük devir sayılarda (850Nm) doğru tork seviyesini (1,600 devir / dakika) sağladı. Rolls-Royce mühendislik ekibi, Cullinan'ın lüks Rolls-Royce araç sahiplerini daha önce hiç seyahat etmediği yerlere götürmesini sağlıyor.
Suv sektörünün ilk "Üç kutu" otomobili Cullinan'ın bölme duvarı, bagaj bölmesinden uzaklaşan yolcular için ayrı bir ortam yaratıyor.
Cullinan'daki koltuklar Rolls-Royce kalitesini ve işçiliğini sergileyen cesur, kendine güvenen bir karaktere sahip. Yeni koltuklar, Rolls-Royce’ın deri zanaat ustalığını da gözler önüne seriyor, çünkü tüm sırt paneli, üç boyutlu bir yüzey elde etmek için tek bir deriden üretildi. Cullinan'ın arka yolcu bölmesi, özel ihtiyaçlar için, evde hissi yaratacak en iyi koltuğu sunmak üzere tasarlanmıştır. Arkada iki çeşit koltuk konfigürasyonu sunulmaktadır. Salon Koltukları veya Bireysel Koltuklar. Salon koltuk konfigürasyonu, iki seçeneğin daha işlevselidir. Arka koltuklar katlanabiliyor olarak tasarlanmıştır. Rolls-Royce için bir ilk olan katlanabilen koltuk özelliği fonksiyonelliği ön plana çıkarır.

Üç kişi oturabilecek şekilde tasarlanan koltuklar, sadelik ve pratikliğin birleşimidir.
Cullinan, Manzara süiti ve Rekreasyon modülü dahil olmak üzere, koleksiyonerlerinin çeşitli yaşam tarzlarına göre özel olarak geliştirilmiş bir çok bespoke özelliğe sahiptir.
Rolls-Royce stilinde zahmetsiz heryere gidebilen bir otomobil yaratan marka, SUV segmentinde de en üst noktaya çıkmayı başardı.

12 Şubat 2018

Yeni Dacia Duster Türkiye’de

Yeni bir dış görünüme ve devrim niteliğinde bir değişimle yeniden tasarlanmış bir iç mekana sahip olan Yeni Dacia Duster, 1 Mart 2018 tarihinde Türkiye’de satışa sunuluyor. Yeni Duster ile bir ilk gerçekleştiriliyor: e-ticaret ile online satış. Yüz müşteri, Yeni Duster’ı, pazara sunulmadan önce satın alma ayrıcalığına sahip oluyor.
Güçlü karakterini vurgulayan daha belirgin hatlara sahip dış tasarımı ve müşterilerine kalite ile konforu bir arada sunan iç tasarımı ile Yeni Duster’ın, gerçek bir SUV’un konforunu ve off-road becerisini bünyesinde barındıran 4x2 ve 4x4 versiyonları bulunuyor. Yepyeni iç mekan tasarımı ve ergonomik olarak geliştirilmiş sürüş konumu ile Yeni Duster’da yolculuklar daha konforlu hale geliyor. Ayrıca geliştirilmiş ses yalıtımı da iç mekanda algılanan sesleri yarı yarıya azaltıyor.
Motor seçenekleri arasına yeni 1.2 TCe 125 bg (4x2) benzinli motoru da ekleyen Yeni Duster, Türkiye’de bütün müşterilerinin talebine cevap verebilecek iki benzinli, iki dizel olmak üzere dört motor seçeneği ile satışa sunuluyor. (Benzinli&manuel: 1.6 SCe 115 bg-4x2 & 1.2 TCe 125 bg-4x2 / Dizel manuel&EDC: 1.5 dCi 90 bg- 4x2 ve 1.5 dCi 110 bg EDC-4x2 ve 1.5dCi 110 bg manuel 4x4)

Comfort ve Prestige olmak üzere iki donanım seviyesi ile pazarda yerini alan Duster, yepyeni konfor ve güvenlik ekipmanlarına sahip. Otomatik klima, otomatik yanan farlar, 360° kamera, Eller Serbest Dacia Kart Sistemi, perde hava yastıkları, elektrik takviyeli direksiyon, Kör Nokta Uyarı Sistemi, 4x4 Bilgilendirme Ekranı, bel destek ayarlı yeni koltuklar ve Yokuş İniş Destek Sistemi Duster’da sunulan yenilikler arasında yer alıyor.
Lansman renkleri Atacama turuncu ve bej, Yeni Duster’ın renk skalasına ekleniyor.
Dünyada lanse edildiği 2010 yılından bu yana Duster, dünyada 2 milyon 306 bin 272, Türkiye’de ise 92 bin 637 adet satış gerçekleştirdi. 2017 yılında Türkiye’de gerçekleştirdiği 16 bin 970 adet satış ile beşinci yılda da en çok satılan 4x4 modeli olurken Dacia’ya en çok satılan 4x4 markası ünvanını kazandırdı.

Çekici ve kaliteli otomobilleri en uygun fiyata sunan Dacia, Yeni Duster’ı 70.900 TL’den başlayan fiyatlarla 1 Mart 2018 tarihinden itibaren Türkiye’de satışa sunuyor.

16 Ekim 2017

Audi yeni A8 2018'in ilk çeyreğinde Türkiye'ye geliyor

Audi dördüncü nesil Audi ile otomobil dünyasında devrim yapmaya hazırlanıyor.
Dünyada ileri otonom sürüş için geliştirilen ilk seri üretim otomobil olma özelliğini taşıyan A8, yeni tasarım konsepti ve yenilikçi dokunmatik ekranlı kontrol gibi geniş bir donanım yelpazesi sunuyor. Yeni A8, 2018 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’de satışa sunulacak

Audi’nin amiral gemisi A8 yollara çıkmaya hazırlanıyor. Türkiye’de ilk etapta 3.0 TDI 286 Hp Dizel ve 3.0 TFSI 340 Hp Benzinli olarak iki farklı motor seçeneği sunulacak. Türkiye’de 2018 yılının ilk çeyreğinden itibaren satışa sunulması planlanan Yeni A8, Premium segmentte sınıfındaki standartları bambaşka bir platforma taşıyacak.
Sportif görünümlü yeni dış tasarım
Yenilenen Audi A8’in geniş ve yüksek tek çerçeveli ızgarası ile akıcı ve sert hatlara sahip ön kısmı, sportif bir zarafete sahip, sofistike ve ilerici bir görünüm sunuyor. Lüks sedan, hem 5,17 metre aks mesafesine sahip standart versiyonunda hem de aks mesafesi 13 santim daha uzun olan A8 L versiyonunda güçlü bir duruşa sahip. Markanın amiral gemisi niteliğindeki model, Audi lazer aydınlatma kullanan çarpıcı HD Matrix LED farlar ve arkada OLED teknolojisinden yararlanan LED şerit aydınlatmalar ile hem gündüz hem de gece dikkati çekmeyi başarıyor.

İç mekanda lüks bir salon hissi
Audi A8’in iç mekanı bir önceki modele kıyasla, her iki versiyonda da kayda değer ölçüde genişledi. Audi A8 L versiyonunda yer alan opsiyonel dinlenme koltuğu dört farklı ayar seçeneğine ve bir ayak dayama yerine sahip. Sağ arka koltukta yer alan dinlenme koltuğuna oturan yolcu, ön yolcu koltuğunun arkasına entegre edilen ve birçok ayara sahip olan ünite yardımıyla ayaklarını ısıtırken, ayaklarına masaj da yaptırabiliyor. Arka koltuktaki yolcular ayrıca ortam aydınlatması, yeni HD Matrix okuma ışıkları ve masaj koltukları gibi birçok fonksiyonu kontrol edebildikleri gibi, ayrı bir işletim ünitesi üzerinden telefon konuşmalarını da gerçekleştirebiliyorlar. Arka koltukta, ortadaki kol dayanağı üzerinde bulunan OLED ekranlı ve bir akıllı telefon ebatlarındaki uzaktan kumanda, bulunduğu yerden çıkarılarak da kullanılabiliyor.
Kontrol parmaklarınızın ucunda
Audi Yeni A8’de bir önceki modelde kullanılan geleneksel döner düğme ve dokunmatik ekranını geçmişte bırakıyor. Gösterge panelinde kullanılan düğme sayısı son derece azaltılmış durumda. Panelin merkezinde yer alan 10,1 inçlik dokunmatik ekran kapalı olduğu durumda, çevresini saran parlak siyah konsolun içerisinde neredeyse görünmez oluyor. Kullanıcı ara yüzü, otomobilin kapısı açılır açılmaz kullanıcıyı karşılıyor. Sürücü, bilgi ve eğlence sistemini, geniş ekran üzerinden, parmak uçlarıyla kontrol ediyor. A8 aynı zamanda kullanıcı ile konuşabilme özelliğine sahip. Sürücü, otomobilin birçok fonksiyonuna yeni ve doğal ses kontrol sistemiyle kumanda edebiliyor. Büyük oranda optimize edilen navigasyon sistemi de yeni bir özelliğe sahip: Sistem artık kullanılan yolları öğrenerek kendini geliştiriyor. Bu sayede sürücüye aramalarda akıllı tavsiyeler sunuyor.
Otomatik sürüş pilotu
Yeni A8, özellikle otomatik sürüş için geliştirilen ilk seri üretim otomobil olma özelliğini taşıyor. A8'in yapay zeka pilotu, gidiş ve geliş şeritlerinin bariyerle ayrıldığı otoyol ve ana yollarda, 60 km/h'den düşük hızlarda otomobilin kontrolünü ele alıyor. Kalkış, hızlanma, dönüş ve frenler, sıkışık trafik pilotu tarafından yönetiliyor. Bu sayede sürücü direksiyonu bırakarak, başka bir aktiviteyle ilgilenebiliyor, örneğin araç içi TV'yi izleyebiliyor. Sistem belirlenen sınırlara ulaştığında bir uyarıyla sürücünün otomobilin kontrolünü yeniden devralmasını sağlıyor.
Pilotlu sürüş sırasında merkezi sürücü asistan kontrolörü (zFAS), sensörlerden elde edilen verileri bir araya getirerek otomobilin çevresindeki alanı sürekli olarak tarıyor. Audi, otomobillerinde radar sensörleri, ön kamera ve ultrason sensörlerin yanı sıra bir lazer tarayıcı kullanan ilk otomobil üreticisi.
Audi AI uzaktan park pilotu ve Audi AI uzaktan otopark pilotu, A8'in park yeri ve otoparklarda otomatik olarak manevra yapmasını sağlarken, sürücünün tek yapması gereken manevrayı izlemek. Bu sırada otomobilin içinde olmasına dahi gerek yok.
Elektrik sisteminden güç alan aktif süspansiyon
Audi, Yeni A8 için 48 voltluk elektrik sisteminden güç alan yeni aktif süspansiyon sistemi geliştirdi. Bu sistemde her tekerlek ayrı olarak kontrol edilerek, yol koşullarına uyum sağlıyor. Her tekerlekte ayrıca, 48 voltluk ana elektrik sisteminden beslenen bir elektrikli motor yer alıyor. Önde yer alan kamera sayesinde Yeni A8 sedan yoldaki tümsekleri önceden tespit ederek aktif süspansiyonu önceden yola göre ayarlıyor. Bu sistemle süspansiyonun tam olarak doğru zamanda yola kusursuz tepki vermesi sağlanarak, titreşim ve sarsıntılar neredeyse tamamen ortadan kaldırılıyor.

Yarı hibrit e-tron motor
Audi’nin Neckarsulm Üretim Merkezi’nde üretilen Yeni A8, büyük ölçüde yenilenen 3.0 TDI ve 3.0 TFSI V6 turbo motorlarla 2018 yılının ilk çeyreği itibariyle 3.0 TDI motor seçeneği ile Türkiye’de satışa sunulacak. Dizel motor, 286 hp güç üretirken, benzinli motor ise 340 hp güç üretme kapasitesine sahip. Sekiz silindirli versiyonlar olan 435 hp’lik 4.0 TDI ile 460 hp’lik 4.0 TDI ise daha ileri bir tarihte piyasaya sunulacak. En üst seviyede konumlanan versiyon ise, 6 litrelik W12 motoru.
Beş motor da, 48 voltluk elektrik sisteminin kalbini oluşturan bir kayışlı alternatör marş motoru (BAS) ile birlikte çalışıyor. Bu yarı hibrit teknoloji (MHEV, yarı hibrit elektrikli araç), aracın motor kapalıyken de ilerlemesine ve motorun sorunsuz bir şekilde yeniden çalıştırılmasına olanak sağlıyor. Ayrıca ileri bir start-stop sistemine sahip olan bu teknoloji, 12 kW’a kadar enerji geri kazanımı sağlıyor. Bu iki özellik bir araya gelerek, verimli motorların yakıt tüketimini gerçek sürüş koşullarında 100 kilometrede 0,7 litreye kadar azaltıyor.

10 Ekim 2017

Toyota Türkiye'den 2 milyonuncu araç!

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, 2 milyonuncu aracını üretti. Türkiye’nin ilk hibrit ve SUV modeli Toyota C-HR, Eylül ayı sonu itibarıyla üretim bandından inen 2 milyonuncu araç olarak tarihe geçti.
Geçen yıl Kasım ayında C-HR modeliyle 3 vardiya üretime geçip kapasitesini ikiye katlayarak yıllık 280 bine çıkaran Toyota Otomotiv Sanayi’nin çalışan sayısı bugün yaklaşık olarak 5.500’e yükseldi. C-HR ile Japonya dışında ilk Toyota Yeni Global Platformu (TNGA) modeli üreten fabrika olma özelliğine sahip olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, aynı zamanda Avrupa'daki Toyota üretim tesisleri arasında en yüksek üretim kapasitesine sahip oldu. Bugüne kadar 2.3 milyar dolar yatırım yaparak 25 milyar dolarlık ihracata imza atan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Sakarya üretim tesislerinde Toyota C-HR, Corolla ve Verso olmak üzere 3 modelin aynı hat üzerinde üretimini gerçekleştiriyor.
Bu yeni dönüm noktasına ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdür ve CEO’su Hiroshi Kato, “1994 yılında ilk ürettiğimiz Corolla’dan bu yana geçen 23 yılda Toyota Otomotiv Sanayi olarak çok yol katettik. 2 milyonuncu aracımızın ilklerin modeli C-HR olması da ayrıca anlamlı” ifadelerini kullandı.
Yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 141 artışla 205 bin araç üreten Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin ihracatı ise yüzde 225 oranında yükselterek 182 bine ulaştı. 2017 yılında Eylül sonu itibariyle gerçekleştirdiği üretim ve ihracat rakamlarıyla 2016’nın tamamını geride bırakan Toyota Otomotiv Sanayi, yıl sonuna kadar 280 bin araç üretip 231 bin ihracat yapmayı hedefliyor.

Skoda'dan 20 milyonuncu araç

Otomobil üretimine 1905 yılında Laurin & Klement markasıyla başlayan Çek
üretici Skoda, 20 milyonuncu aracını da banttan indirdi.
Skoda Auto'nun Kvasiny tesisinde üretilen 20 milyonuncu araç ise, markanın en son yeniliği
olan ve 2018 yılında Türkiye'de de satışına başlanacak SUV'u Karoq oldu.
1991 yılında Volkswagen Grubu';nun parçası olduktan sonra gelişim stratejisine bağlı olarak sürekli kendisini ve model yelpazesini yenileyen Skoda Auto, 1905'ten bu yana ürettiği 20 milyonuncu aracı da banttan indirerek yeni bir aşamayı daha geride bıraktı. 20 milyonuncu aracın, şirket tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Skoda Auto CEO'su Bernhard Maier, bu yılı da üretim ve satış açısından rekorla bitirmeyi öngördüklerini söyledi.
Dünyanın halen faaliyette olan en eski otomobil üreticilerinden biri olan Skoda, otomobil üretimine Laurin & Klement markasıyla 1905 yılında Mlada Boleslav'da başlamıştı.

26 yıl önce Volkswagen Grubu'nun parçası haline gelen Skoda, bu tarihten sonra yükselişini sürdürerek, 7 farklı model ve 40 model versiyonuyla birlikte yeniden uluslararası alanda başarılı bir otomobil markası haline gelmeyi başardı.